nostr://delirehberi@emre.xyz
RELAYS: OK [RSS] [YÖNETIM]

# I am a veteran Full-Stack Engineer, Open Source Contributor, and Web Generalist. Having shipped applications continuously since 2005, I don't just write code—I architect scalable digital systems that drive business value. Building Nostr tools: - https://nostr.emre.xyz - https://photo.emre.xyz - https://snips.emre.xyz - https://nostr.org.tr - https://rehber.dev - https://jotstr.com - https://ulasocial.com

Ne sofraymış be...
$ cat ./posts/ne-sofrayms-be.md

Ne sofraymış be...

TIMESTAMP: 2026-10-27T23:09:52.000Z | 4 MIN_READ

Bugün The Librarians: The Next Chapter dizisinin ikinci sezon dördüncü bölümünün mesajı beni bu yazıyı yazmaya itti. Uzun süredir atıl duran düşüncelerimi çekmecelerden çıkartıp başlıyorum yazmaya.

İnsan basit bir canlı. Yüklediğimiz tüm ulvi ve yüce anlamlar aslında çok basit şeyleri temel alıyor. Yaşamaya devam edebilmek için ihtiyaç duyduğumuz yemeği ulvi hâle getirmişiz. Adına sofra demişiz. Hikâyelerimizin merkezine yerleştirmiş, çok derin anlatılar kurmuşuz üstüne.

Zamanla temeller unutulup ulvilikler kalmış. Pek çok şeyle bağlamışız sofrayı. Anlamlar yaratmışız bu basit temel üstüne. Aileyle bağlamışız sofrayı, dostlukla bağlamışız, arkadaşlıkla bağlamışız. Dinlerin temeline koymuşuz: Âdem'in yediği elma, Son Akşam Yemeği. Kültürün derinlerine koymuşuz: rakı sofraları, Dünyanın Sonundaki Restoran.

Yemek üzerine o kadar çok şey var ki, özellikle sofra üzerine. İnsanı insan yapan temel şeylerden birisi. Sofra eksikliği, özellikle modern insanın bence çoğu sorununda rol oynuyor.

Depresyonumuz belki de artık kalabalık sofralara, aile sofralarına, dost sofralarına sahip olamadığımızdan kaynaklanıyor. Tabii bu benim penceremden bakış açım.

Acaba herkes böyle mi diye düşünebilmek için yazmak istedim.

Tanıdığım tüm mental olarak güçlü ve sağlıklı insanlar, bir aile sofrasında büyümüş insanlar. Belki de mesele sofra değildir. Belki birbirine bağlı insanlar sofraya birlikte oturabiliyordur. Ben nedeni sonuçtan ayıramıyorum. Ama bildiğim bir şey var: Bende ikisi de eksik.

Arada buluşulan sofralardan bahsetmiyorum. Sofra kültürüne sahip olmaktan bahsediyorum. Ailenin her ferdinin düzenli bir şekilde o masa etrafında olması, insanın sosyal gelişiminde önemli bir yer tutuyor.

Ben nadiren bir aile sofrasında bulunduğumu hatırlıyorum. Babam örneğin, ya her akşam bizden önce yer ve giderdi ya da bizden çok sonra gelip yerdi. Biz dediysem, annem de sürekli yoğun mesaide çalıştığı için çoğu zaman ben ve ablam. Sabah kahvaltısı ise daha sorunlu. Annem işe, ablam okula giderdi; ben uyanır, tezgahta hazır duranı atıştırır, başlardım güne. Ne kendi ailemde ne de kurmaya çalıştığım ailelerin birinde gerçek bir sofra kültürüne sahip olamadım. Çok denedim aslında, neler neler yaptım. Hamarat sayılan birine de dönüştüm; pizza yaptım, ekmek yaptım, börekler, tatlılar, pek çok şey öğrendim, güzel sofralar kurdum. Ancak öğrenmekle olan bir şey değilmiş.

Yemekle hiç aramın olmamasını genetik bir şey sanıyordum yıllarca. Ancak son zamanlarda fark ediyorum ki benim sofra ile bir bağım hiç olmamış. Hâliyle yemeğe dair de bir bağım gelişmemiş.

Hâlâ çoğunlukla tek başına ve günde tek öğün yiyen birisiyim. Ne denediysem bunu aşamadım.

Belki de herhangi bir dostumun olmamasının sebebi bu olabilir. Pek çok insan tanırım, pek çok arkadaşım olur, pek çok insanla içerim ama hiç kimseyle bir sofrada buluştuğumu neredeyse hatırlamam.

Hayatımda sofra olgusu o kadar nadir ki, tanık olduklarım ya uzun süredir görüşülmeyenlerle kurulan tek seferlik sofralar ya da nadiren yapılan piknik sofralarıdır.

Biriyle ilk evlendiğimde, hatırlıyorum, ilk yemeğimizde aklımdan geçen cümleyi: "Mutfağında çorba pişen ev, yuva olur." Olmadı gerçi.

Diğeriyle evlendiğimde daha olumluydu her şey. Onun ailesine yakın olmak belki biraz sofra eksikliğimi giderir demiştim. Çünkü ailesiyle aylık yemek kültürü vardı örneğin. Onu sofra kültürü sanmıştım. Değilmiş.

Bilmiyorum, başarabilecek miyim bir aile kurmayı tekrar? Sanmıyorum gerçi. Ancak bir şeyi anlamak ve bilmek o şeye sahip olmaya yetmiyor.

Ablam örneğin, çok güzel bir aileye sahip, çok güzel bir sofraları var. Aynı evde büyüdük ama benim edinemediğim kültürü her nasılsa o edinip kendisine de katmayı başardı. Her akşam, her aile üyesinin yer aldığı sofralara sahip. Arada dâhil olabildiğim ama asla sabit bir yerimin olamayacağını hissettiğim bir sofra. Hep uzaktaki insanın misafir oluşu.

Basit bir olgu. Yaşamak için yiyoruz. Sonra bunu kutsallaştırıyor, yüceltiyoruz. Sonra sebebi unutup kutsallığa tutunuyoruz. Karakterimizi şekillendiren bir şeye dönüşüyor zamanla. Belki de sofra kültürü olmayınca da zayıf bağlara sahip bireylere dönüşüyoruz.

Ben bağları çok zayıf bir insanım. Hayatım boyunca hep bağlı kalabilmek için kendimi çok zorlamam gerekti. Bu da beni çok hızlı bir şekilde tüketti. Belki de tüm boşanmalarımın sebebi bundan.

Son iki yıldır tüm bağlarımdan arınmış bir şekilde yaşıyorum. Ne kadar yaşamak denirse. Hâlâ toparlanamadım. Ne sofraymış arkadaş...

Emre Yilmaz
Emre Yilmaz
delirehberi@emre.xyz
About Author
Emre Yilmaz
Emre Yilmaz ✓ delirehberi@emre.xyz

I am a veteran Full-Stack Engineer, Open Source Contributor, and Web Generalist. Having shipped applications continuously since 2005, I don't just write code—I architect scalable digital systems that drive business value. Building Nostr tools: - https://nostr.emre.xyz - https://photo.emre.xyz - https://snips.emre.xyz - https://nostr.org.tr - https://rehber.dev - https://jotstr.com - https://ulasocial.com

Value 4 Value

Comments & Discussions (0)

Decentralized replies powered by Nostr (NIP-22 / NIP-10)
Loading Nostr comments...
🏷️ Topics
Bu listede henüz öğe yok.