<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Yaşam on emre.xyz | @delirehberi</title><link>https://blog.emre.xyz/tags/ya%C5%9Fam/</link><description>Recent content in Yaşam on emre.xyz | @delirehberi</description><generator>Hugo</generator><language>tr-tr</language><copyright>delirehberi</copyright><lastBuildDate>Wed, 30 Sep 2026 21:34:46 -0400</lastBuildDate><atom:link href="https://blog.emre.xyz/tags/ya%C5%9Fam/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Mızmız Schopenhauer!</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/mzmz-schopenhauer/</link><pubDate>Wed, 30 Sep 2026 21:34:46 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/mzmz-schopenhauer/</guid><description>&lt;p>Gece gece bir youtube videosuna denk geldim. Sinirim bozuldu. Schopenhauer&amp;rsquo;un felsefesini anlatmış biri. Video güzel, ama yorumların saçmalığına şaşırdım. Herkes hak veriyor, kendini alim ilan etmiş iki gün evde tek kalan. &lt;br>
&lt;br>
Bu yüzden yazmasam çatlardım. Schopenhauer&amp;rsquo;un iddalarını hem hatırlamış hem de ne kadar saçmalamış olduğunu yazılı olarak (Nietzsche, Camus ve Popper yazmamış gibi) kayıt altına almış olayım. &lt;br>
&lt;br>
Öncelikle tasarım diyip duruyor herşeye. Varoluş bir tasarım falan değildir. Rastgele bir evrende, rastgele geldiğimiz bir noktadayız. Schopenhauer gibi tipler ise sanki ortada felsefi bir haksızlık varmış gibi varoluşun kendisine sövüp duruyorlar, özellikle pesimist felsefe yapanlar. Aptalca ağlamak yerine önce bu sıfır noktasını kabullenmek gerekir: Bu durum böyledir, çünkü böyledir. Sıfır noktasını kabul ettikten sonra &amp;ldquo;Şimdi ne yapacağız?&amp;rdquo; sorusuna odaklanılır. Bu bir perspektif meselesi de değildir; gerçeklik dediğimiz şey soğuk soğuk yüzümüze vurur.&lt;/p></description></item></channel></rss>