Salak
Merhaba, ben Salak.
Evet, The Salak. Şu meşhur salak. Hani kendi hayatını iyileştirmek adına aldığı tüm kararların sonucunda yine kendi hayatını zorlaştıran. Herkes tarafından ikna edilmesi kolay. Hani herkesin iyi olduğuna inan salak.
Evet, evet, o benim.
Bugün size salaklığımdan bahsedeceğim. Nereden itibaren salak olduğumdan falan. Hem de salaklığın hangi seviyesinde olunabilir, benim kadar salak olmak isteyenler hangi yollardan geçmelidir bundan bahsedeceğim.
Öncelikle, salak olmamak için çabalıyor ve biri size salak dediğinde sinirleniyorsanız. Net olarak salaksınız. Sonuçta insan kendinde olmayan bir şeyle itham edildiğinde güler geçer, sinirlenmez.
Salaklıkta en önemli şeylerden birisi de, anlayışlı olmaya önem vermek. Bu sizi müthiş bir seviyede manipülasyona açık hale getireceği için, salaklık konusunda inanılmaz seviyelere çıkabilirsiniz. Ama bu basit seviyede bir anlayış değil, sizin sınırlarınızı ihlal eden kişilere ve durumlara karşı bile anlayışla yaklaşırsanız mümkün.
Mesela, insanlar size kötülük bile yapsalar, bunu anlamak adına onlara söz hakkı vermek müthiş bişey. Sizle iletişimdeyken hiç bir sonuca çıkamazlarsa güven oyunu oynayarak manipüle ederek sizi kendinize getirirler. Ne de olsa, sosyopat veya benzer profildeki insanlar iletişimle sizi çok çok kolay her istediklerine ikna edebilirler.
Önemli bir diğer şey de, vicdan sahibi olmak. Kendinize vurmak pahasına başkasına vicdanlı davranabiliyorsanız salaklıkta bir seviye daha atladınız. Hayvan severlik vicdanından bahsetmiyorum burada tabi. Aşırı uç bir vicdandan bahsediyorum. Öfke krizlerini bahane ederek sizi yumruklayan insanlara karşı bile vicdan gösterebilmekten, sizi yok etmek arzusunda nefret dolu insanlara karşı bile vicdan beslemekten bahsediyorum.
Hemen ardından yargısızlık geliyor. İnsanlara karşı önyargılar barındırmadan hayatınızı yaşıyorsanız, en büyük salaklar arasına girmenize çok az kaldı demektir. Tüm önyargılarınıza ket vurursanız kim zararlı kim zararsız anlayamaz hale geleceksiniz. Bu sayede herkes tarafından kullanılan ve aynı zamanda da herkes tarafından nefret edilen birine dönmeniz çok daha kolay olacak. Salaklığınızın katmerli sonuçlarıyla çok daha kolay yüzleşebileceksiniz.
Son olarak, açık bir insan olursanız, salaklık konusunda kimse elinize su dökemez. Arkadaşlarınızdan, tanıdıklarınızdan veya tanımadıklarınızdan hiç bir şey saklamayın. Mesela en derin korkularınızı, en büyük arzularınızı, meraklarınızı. Bu sayede herkesin size karşı kullanabileceği şeyler olmuş olur ki, bir salak olduğunuzun en büyük kanıtı budur.
Salaklık ciddi bir müessedir, şakaya gelmez. Alternatifi olan şeyler benim çok da hoşuma gitmez, bu da içten gelen bir salaklığın kanıtıdır. Şüpheci, bencil, sınırları net, seviyeli, kasıntı, içten pazarlıklı vb tavırlar bir salak için anlamsızdır.
Ama korkuya gerek yok, salaklar için de salakça bir cennet var. Adına ütopya diyorlar. Herkesin birbirine saygı, anlayış, sevgi verebildiği bir yer var. Nerede bilmesek de, salaklığımız kötülükle birleşmediği sürece iyi birşey.
Gerçi ben o yeri sanki buldum, hatta oradan sesleniyorum sizlere.
Şatomun duvarları üstüme gelirken, ejderhalarımı besleme vaktimin geldiğini farkettim. Hem daha yarayasaya dönüşerek bin kişiyi vampirleştirmem lazım, ki kurt adamlar galip gelmesin.
Kan dolu günler efenim.