<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Yaşam on emre.xyz | @delirehberi</title><link>https://blog.emre.xyz/categories/ya%C5%9Fam/</link><description>Recent content in Yaşam on emre.xyz | @delirehberi</description><generator>Hugo</generator><language>tr-tr</language><copyright>delirehberi</copyright><lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 14:04:25 -0400</lastBuildDate><atom:link href="https://blog.emre.xyz/categories/ya%C5%9Fam/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Tolerasyon Ülkesi</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/tolerasyon-ulkesi/</link><pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:04:25 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/tolerasyon-ulkesi/</guid><description>&lt;p>Ne kadar fazla şeyi, sırf kültürümüz yüzünden tolere ettiğimizi görünce canım sıkıldı. Çoğunlukla Buca Öğretmen evlerinde bulunan Starbucks&amp;rsquo;da çalışıyorum. Renkli bir yer ve pek çok karakteri gözleme fırsatı veriyor.&lt;/p>
&lt;p>Ancak bugün farklı bir açıdan bakınca, ne kadar fazla şeyi tolere etmek, görmezden gelmek veya idare etmek zorunda olduğumu ve bunun nasıl da bu ülke kültüründe varolduğunu farkedince biraz canım sıkılmadı değil.&lt;/p>
&lt;p>Buradaki örnekler üzerinden konuşacağım.&lt;/p>
&lt;p>Mahallenin vazgeçilme figürü Cengiz. Kırklı yaşlarında, gözünün birisi deforme, kısa boylu normal görünümlü bir vatandaş. Ancak belli ki zihinsel gelişiminde sorunlar var. Ve fakat mahalle abileri tarafından maskot edildiği için sürekli arka çıkılmanın getirdiği bir özgüvene sahip.&lt;/p></description></item><item><title>Şükür, İsyan ve Manipülasyon</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/sukur-isyan-ve-manipulasyon/</link><pubDate>Tue, 04 Aug 2026 15:38:36 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/sukur-isyan-ve-manipulasyon/</guid><description>&lt;p>Geçenlerde zihnimde uzun süredir dönüp duran bir fikri patlattım: &amp;ldquo;Şükür duygusunun insanın riyakarlığından ve kendini kurtarma kaygısından doğan bir savunma mekanizması olduğunu düşünüyorum.&amp;rdquo;&lt;/p>
&lt;p>İddiam sertti, hatta daha da radikal bir yerden vurmak istiyordum: Şükretmek riyakarlıktı; daha doğrudan söylersem korkaklık ve eziklikti. İsyan etmeyen insan, en azından duygusal düzlemde, ne kadar insandı ki?&lt;/p>
&lt;p>Fakat bu düşünceyi masaya yatırıp soğukkanlılıkla deşmeye başladığımda, kendi zihnimin kurduğu bazı mantık tuzaklarına düştüğümü fark ettim. Kendi cümlelerimin ve hislerimin izini sürerken geçtiğim o düşünce dehlizi tam olarak şöyle şekillendi:&lt;/p></description></item><item><title>Şeffaflık Neden Bazen Sadece Bir Hayaldir?</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/seffaflik-neden-bazen-sadece-hayaldir/</link><pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:45:38 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/seffaflik-neden-bazen-sadece-hayaldir/</guid><description>&lt;p>Geçen gün davaları takip ederken aklımda beliren güzel bir proje vardı. Türkiye&amp;rsquo;de süregelen siyasi davaların veritabanı.&lt;/p>
&lt;p>Aslında teknik olarak her şeyi kurguladım. Mimarisinden veritabanına, sansüre karşı alınacak önlemlere kadar her detay hazırdı. Ama klavyenin başına geçtiğimde hissettiğim o ağır yorgunluk ve &amp;ldquo;Buna gerçekten değecek mi?&amp;rdquo; sorusu beni durdurdu.&lt;/p>
&lt;p>Bu yazı, hayata geçiremediğim bir &amp;ldquo;açık veri&amp;rdquo; projesinin ve onu neden yapamadığımın kısa bir hikayesi.&lt;/p>
&lt;h2 id="dijital-bir-hafıza-odası">Dijital Bir Hafıza Odası&lt;/h2>
&lt;p>Planım basitti ama bir o kadar da iddialıydı: Son 20 yılda siyasiler hakkında yürütülen soruşturmaları, açılan davaları ve hukuki süreçleri tek bir çatı altında toplayan açık kaynaklı bir veritabanı kurmak.
Güzel bir arayüz, düzgün bir api. Hem gazetecilerin hem de halkın sorgulamaları daha iyi değerlendirebileceği, takip edebileceği bir platform.&lt;/p></description></item><item><title>Nasılım?</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/nasilim/</link><pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:32:51 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/nasilim/</guid><description>&lt;p>2005 yılında yazılım projeleri yapıyorum, kod yazıyorum. Aradan 21 yıl geçti. Yüzlerce proje, ajanslar, UpWork’te &amp;ldquo;Top Rated&amp;rdquo; bir profil, dünyanın dört bir yanından müşteriler&amp;hellip; Bir web sitesine dair inşa edemeyeceğim hemen hemen hiçbir şey yok. Becerime inanıyorum. Ama son birkaç yıldır aynaya her baktığımda gördüğüm tek bir kelime var: &lt;strong>Tembel.&lt;/strong>&lt;/p>
&lt;p>Ya da ben kendimi yıllardır böyle kandırıyorum.&lt;/p>
&lt;p>Şu an bir Starbucks’ta oturuyorum. Önümde açık bir laptop, elimde kahve. Masanın diğer tarafında ise birikmiş 7 milyon lirayı aşkın vergi ve piyasa borcu, ödenmemiş bu ayın ev kirası, hatta kesilmek üzere olan Google Workspace, cep telefonu, elektrik ve internet faturası duruyor. Günlerdir tek bir satır kod yazmak, tek bir faturayı kesmek yerine fotoğraflar çekmeye çalışıyor, insanlardan kaçıyor, ama bazen aşırı sosyalleşiyor, zihnimi uyuşturan ilişkilerin içinde kayboluyorum.&lt;/p></description></item><item><title>Gürültülü Dünyada Akıl Sağlığını Koruma Rehberi</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/gurultulu-dunyada-akil-sagligini-koruma-rehberi/</link><pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:20:38 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/gurultulu-dunyada-akil-sagligini-koruma-rehberi/</guid><description>&lt;p>Son zamanlarda haberleri izlerken ya da sokakta yürürken aklımda sürekli tek bir cümle: &lt;strong>&amp;ldquo;Bok gibi dünya, bok gibi insanlık.&amp;rdquo;&lt;/strong>&lt;/p>
&lt;p>Cebelitarık’ı aşmaya çalışan çaresiz insanlardan sınır boylarındaki jeopolitik şantajlara, derinleşen cehaletten her köşeyi saran doymak bilmez açgözlülüğe kadar… İster Fas’ın kırsalında umudunu kesmiş bir genç olsun, ister bu hengameyi uzaktan izleyen biri; dünyanın gidişatı karşısında o malum hisse kapılmamak imkansız.&lt;/p>
&lt;p>İşin en acı tarafı ise çözümsüzlük. Bazen bunalıp, çok uzun zaman önce okuduğum Dan Brown’ın &lt;em>Cehennem&lt;/em>’indeki gibi radikal kestirme yollar hayal ediyor. &lt;em>&amp;ldquo;Keşke eğitimsiz veya sorunlu birey yetiştiren bölgelere küçücük bir kısırlaştırma virüsü salınsa&amp;hellip;&amp;rdquo;&lt;/em> diyorum. Kimseyi öldürmeden, insancıl bir filtre&amp;hellip; Ya da çocuk sahibi olmanın bir ehliyete bağlanması fikri geçiyor akıldan. Ama hemen ardından o kaçınılmaz duvara tosluyoruz: &lt;em>&amp;ldquo;Bu ehliyeti kim verecek?&amp;rdquo;&lt;/em> Siyasilerin bunu kendi iktidarları için kullanmayacağının garantisi var mı? Bir sorunu çözerken çok daha korkunç bir cehennem yaratma ihtimalimiz ne olacak?&lt;/p></description></item><item><title>Kediler Nasıllar? - 3</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/kediler-nasillar-3/</link><pubDate>Thu, 23 Jul 2026 07:37:49 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/kediler-nasillar-3/</guid><description>&lt;h3 id="tedi">Tedi&lt;/h3>
&lt;p>Yokluğuna alıştım mı kabullendim mi bilmiyorum. Ancak düşündüğümde bile hala canım yanıyor. Gözlerim doluyor, boğazım düğümleniyor. Yazmamı bile engelliyordu bu acı. Ancak anneleri sordu yazmam lazım artık. Beni en çok acıtan şey, sürekli kendimi suçluyor olmak. Elimden gelen herşeyi yaptım kurtarmak için, hala veteriner masrafını ödemeyi bitiremedim Tedi&amp;rsquo;den kalan. Ama belki yanlış veteriner ve yanlış tedavi yüzünden öldü diye düşünmeden kendimi alamıyorum. Hayatımın kaosunda istemeden ona da yarattığım stresi taşıyamadı belki de. Kendimi suçluyorum hala, ve uzun süre de suçlamaya devam edeceğim. Sadece hayat devam etmek zorunda olduğu için devam ediyorum.&lt;/p></description></item><item><title>Kediler Nasıllar - 2</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/3cbb084b/</link><pubDate>Wed, 20 May 2026 04:57:50 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/3cbb084b/</guid><description>&lt;p>6 kedimle birlikte izmir&amp;rsquo;de yaşıyorum. Ara ara kendileri hakkında not tutmayı seviyorum. Ayrıca benden daha çok onları seven insanlar olduğundan onları da bilgilendirmiş oluyorum.&lt;/p>
&lt;h3 id="tedi">Tedi&lt;/h3>
&lt;p>İlk göz ağrım artık yok. Geçen yıl ağustos ayında başlayan kanserle olan savaşını bu yıl nisan ayında kaybetti. Yapabileceğim her şeyi yapmış olsam da yine de kendimi suçlamaktan geri duramıyorum. Acaba daha iyi bakabilsem daha uzun yaşatabilir miydim? Veya daha fazla ne yapabildirdim. Huzur içerisinde uyusun bebeğim. Neredeyse kendimi bildim bileli benimle beraberdi, hayatımın büyük bir kısmın tanığıydı. Herkes hayatımdan geçip giderken o hep benimleydi.&lt;/p></description></item><item><title>Kültürel Milliyetçilik</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/214cb7662d195d4e/</link><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 02:34:07 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/214cb7662d195d4e/</guid><description>&lt;p>​Milliyetçiliğin tekrar yükseldiği dünyada sık sık hangi ideolojide konumlanacağını düşünüyor insan. Her daim kendimi &lt;strong>Atatürk Milliyetçisi&lt;/strong> olarak tanımladım. Fakat fark ettim ki &lt;em>&amp;ldquo;Ne mutlu Türküm diyene&amp;rdquo;&lt;/em> sözü ile Atatürk, &lt;strong>Sivil Milliyetçilik&lt;/strong> tarafında duruyor. Benim &lt;em>özümde&lt;/em> ise aslında sivil milliyetçi değil de, faşizme daha yatkın olan &lt;strong>Kültürel Milliyetçiliğe&lt;/strong> daha yakın durduğumu gördüm.&lt;/p>
&lt;h3 id="sivil-ve-kültürel-milliyetçilik-arasındaki-ince-çizgi">Sivil ve Kültürel Milliyetçilik Arasındaki İnce Çizgi&lt;/h3>
&lt;p>​Sivil milliyetçilik devlete, anayasaya ve vatandaşlık bağına odaklanıyor; yani daha kapsayıcı. Vatandaş olmak yeterli olduğu için resmi olarak kabul edilmesi daha makul. Ancak Kültürel Milliyetçilik, toplumsal kültürü kabul etmeye dayandığı için toplumsal hafıza, dil, gelenek ve görenek gibi konuları kapsıyor.&lt;/p></description></item><item><title>Kedileri Kaçırdım!</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/189876e2/</link><pubDate>Tue, 20 Jan 2026 11:00:55 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/189876e2/</guid><description>&lt;p>Yeni ev taşıma stresi ve yoğunluğu bugün dikkat dağınıklığı yaptı.&lt;/p>
&lt;p>Yeni evime taşındım ve yerleşme sürecindeyim. Sonunda kedilerimle bir arada olabileceğim büyük bir eve geçebildim. Hem Rosa&amp;rsquo;nın ayrı bir odası hem de diğerlerine ait bir oda olduğu için stresli olsa da güzel bir sürece geçmiş oldum.&lt;/p>
&lt;p>Bugün doğalgaz bağlantılanacaktı, ancak arkadaşlar sabah dokuz gibi gelip gittikleri için, bana ulaşamadılar ve bağlantı sağlanamadı. Ancak yine de bir ihtimal kapının önünde bulunan saati kontrol etmek için açtım kapıyı ve gördüm ki doğalgaz bağlanmamış.&lt;/p></description></item><item><title>Salak</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/7a8a6c81/</link><pubDate>Wed, 14 Jan 2026 13:08:28 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/7a8a6c81/</guid><description>&lt;p>Merhaba, ben Salak.&lt;/p>
&lt;p>Evet, The Salak. Şu meşhur salak. Hani kendi hayatını iyileştirmek adına aldığı tüm kararların sonucunda yine kendi hayatını zorlaştıran. Herkes tarafından ikna edilmesi kolay. Hani herkesin iyi olduğuna inan salak.&lt;/p>
&lt;p>Evet, evet, o benim.&lt;/p>
&lt;p>Bugün size salaklığımdan bahsedeceğim. Nereden itibaren salak olduğumdan falan. Hem de salaklığın hangi seviyesinde olunabilir, benim kadar salak olmak isteyenler hangi yollardan geçmelidir bundan bahsedeceğim.&lt;/p>
&lt;p>Öncelikle, salak olmamak için çabalıyor ve biri size salak dediğinde sinirleniyorsanız. Net olarak salaksınız. Sonuçta insan kendinde olmayan bir şeyle itham edildiğinde güler geçer, sinirlenmez.&lt;/p></description></item><item><title>Burnout'un Üç Yılı Kendi Kendimin Labirentinde Kaybolmak</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/515cbdcc/</link><pubDate>Tue, 02 Dec 2025 08:15:39 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/515cbdcc/</guid><description>&lt;p>Arkadaşım bugün ChatGPT&amp;rsquo;ye şunu sormuş; “Koşullar düzeldikten sonra hafif burnout 3–6 ayda, ağır burnout 9–12 ayda toparlar” demiş. Bunun üzerine biraz konuşalım dedik. Ama bende üç yıl oldu. Sorun koşulların ortadan kalkmaması değil yalnızca; koşullar düzelmiş olsa bile içimdeki yük hâlâ aynı ağırlıkta duruyor.&lt;/p>
&lt;p>Bana “Burnout’u oluşturan koşullar geçeli ne kadar oldu?” diye sordu. Düşündüm. Belki geçen yıl ayrılıkla başlayan bir rahatlama vardı ama aynı anda başka şeyler çöküyordu üzerime: evsizlik, kedilerle ilgili endişeler, maddi sıkışmışlık… Sanki hayat nefes almam için bir durak yaratmadan sürekli üzerime geliyordu.&lt;/p></description></item><item><title>Para!</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/para/</link><pubDate>Mon, 10 Nov 2025 07:11:16 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/para/</guid><description>&lt;p>Oldum olası parayla ilişkim hep sorunlu olmuştur. Bütçe yönetimi konusunda da genelde problem yaşarım. Paraya bakışım hiç bir noktada araçtan öteye gitmedi bu yüzden.&lt;/p>
&lt;p>Sosyalist bir insan olmadığım için de daimi olarak, maddi gücü kişinin kendi sorumluluğu olarak değerlendirme eğiliminde oldum. Doğrusunu yanlışını tartışmakla da hiç ilgilenmedim. Benim için ikisi de doğruydu çünkü.&lt;/p>
&lt;p>Yaşantımın her noktasında, her şeyi kendisi yapmak zorunda kalan birisi olarak, ekonominin toplumsal bağlamıyla da ilgilenmedim. Zaten uzunca bi süredir de maaşlı çalışmadığım için ve devlet olgusuna inanan biri olmadığım için de bu fikrim kendim için değişmedi.&lt;/p></description></item><item><title>Kediler nasıllar?</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/kediler-nasillar/</link><pubDate>Thu, 24 Jul 2025 13:21:59 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/kediler-nasillar/</guid><description>&lt;p>Kedilerim hakkında yazmak istiyorum, tek tek kimler ve ne durumdalar şu anda konusunda konuşmak istiyorum.&lt;/p>
&lt;p>Geçtiğimiz ay içinde yeni bir eve taşındık hep beraber. Yeni evimiz küçücük :=) hatta 1+1 olarak netleştireyim. Şu anda yatak koyabileceğim bir yer bile olmadığı için ikili koltukta yatıyoruz hep beraber. Hiç şikayetçi değilim, tek sorunumuz çok fazla tüy sebebiyle günde bir kaç posta evi süpürme mecburiyeti ve sürekli kedileri taramak zorunda olmuş olmak.&lt;/p>
&lt;p>Geçelim sırasıyla, hem tanıştırmış da olayım herkesle.&lt;/p></description></item><item><title>Tesadüf</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/tesaduf/</link><pubDate>Thu, 03 Jul 2025 06:58:58 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/tesaduf/</guid><description>&lt;p>&amp;ndash; anlatı dili fazlasıyla basit tutulmuştur. farklı bir tarz deniyorum ama olup olmadığından emin değilim. edebi olarak zayıf bir metin olduğunu düşünüyorum. fikirlerinizi eposta ile iletebilirsiniz. &amp;ndash;&lt;/p>
&lt;p>Markette dolaşırken, ihtiyacı olan malzemeleri düşündü: vida, dübel ve biraz kalın ip. Özellikle sağlam bir dübel gerekiyordu; taşıyacağı ağırlık azımsanacak gibi değildi. Alacağı ipin de neredeyse urgan kalınlığında olması gerektiğini düşündü. Mağaza personelinden destek istedi. Detaylı bir konuşmanın ardından tüm malzemeleri aldı, kasiyerle kısa bir sohbet eşliğinde ödemesini yaptı. Keyfi yerindeydi.&lt;/p></description></item><item><title>Tralalala</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/tralalala/</link><pubDate>Mon, 07 Apr 2025 08:33:30 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/tralalala/</guid><description>&lt;p>Yazsam yazılmayasıca kelimeleri bir kağıdın üstüne diye düşündüm düşümde. Düşüm düşmüştü kaldırıma ve kaşını yardı. Düşen düşümü kaldırıp, korkma dedim yazmayacağım yazılmayasacı kelimeleri bir kağıdın üstüne.&lt;/p>
&lt;p>Üstünü başını sildi düşüm, sıraya dizdi görüldükçe görülesi gelenleri her gece farklı bir hikayeyle birleştirerek. &amp;ldquo;Geçmiş değil bugün gibi&amp;rdquo; diye haykıran seslerle inatlaşan karıncaya çok kızdı sarmaşık. Geçen geçtiğiyle güzeldir diyordu Tırmık, hadi mama veriver.&lt;/p>
&lt;p>&amp;ldquo;Küçük bir çiçek açtı bahçenin ortasında, &amp;ldquo;Beni de unutma&amp;rdquo; dedi. Unutmadım, unutur muyum hiç?&amp;rdquo; diye ekledi yapay yapay zekalar. Sen büyüdün de artık yazılarıma da mı karışıyorsun. Unutmadım çiçeği de seni de yapay, sorayım da gül, ne yapaysın?&lt;/p></description></item><item><title>Kendini Bilmek</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/kendini-bilmek/</link><pubDate>Thu, 03 Apr 2025 08:29:54 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/kendini-bilmek/</guid><description>&lt;p>&amp;ldquo;İlim İlim Bilmektir, İlim Kendin Bilmektir.&amp;rdquo; diyerek büyümüş bir insanım. Ve haliyle kendini bilmeye ve anlamaya takıntılı bir hale sahip bir kişilik geliştirdim.&lt;/p>
&lt;p>Kendini bilmek, insanın kendi içsel dünyasını, duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını anlaması anlamına gelir deniyor. Sadece bu kadarla kalınca çok da zor olmasa gerek. Ancak maalesef bu kadar basit değil.&lt;/p>
&lt;p>Kendini bilebilme yolunda pek çok kez kendine vurma cesareti göstermek gerekiyor. İnsanlığımızı ve yapmak istememiş de olsak yaptığımız hataların sorumluluğunu alabilmek gerekiyor. Pek çok insanda görüleceği üzere, kimse kendinin suçlu olduğunu kabul etmemeyi yeğliyor. Çünkü bazı konularda, kendileriyle çelişmektense ölmüş olmayı dileyecek kadar takıntı sahibi olabiliyorlar.&lt;/p></description></item><item><title>Yazmak Zorundayım</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/yazmak-zorundayim/</link><pubDate>Tue, 04 Mar 2025 07:37:09 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/yazmak-zorundayim/</guid><description>&lt;p>Terapitik yazılarıma, kendimi saklamak adına ara vermiştim. Oturdum dün, geçtiğimiz yılın yazılarını okudum. Ne de güzel yazmışım, ve ne de iyi gelmiş yazmak. Bir nevi güncemsi, ferhan lugatında yazmayı bırakmamak gerek. Ne olmuş yani birileri okuyup bunları bana karşı kullanıyorsa?&lt;/p>
&lt;p>Başlayan yılın saçmalığı ve umut doluluğu, tiyatro sevdasıyla perçinlenmişti. Gel zaman git zaman, kendini üstad sanan esnafla aramız açılmaya başladı. Laftan anlamaz egosuyla uğraşacak değilim ya lan, dedim ve elveda. Önce kendini sorgulamış olacak ki insanca iletişimi denedi, yemesem de peki demiş bulundum. Ve fakat o de nesi, enteresan bir triptonik döneme girildi ve kendisi benimle arasına örebildiği kalınlıkta duvarlar ördü. Elvada demiştim ya lan zaten sayın kendini üstad sanan esnaf, neyin oyunu bu. Sen istifa edemezsin, ben kovuyorumun sencesi mi?&lt;/p></description></item><item><title>Susuzluk Geçer, Sussuzluk Geçmez</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/susuzluk-gecer/</link><pubDate>Tue, 10 Dec 2024 04:43:55 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/susuzluk-gecer/</guid><description>&lt;p>Sessiz Sezen ile kahve içilecekti dertleşilmek üzere, öğrenildi ki son su kuyusu da ağa tarafından kapatılmıştı. Ağanın lafına göre maraba haracını geciktirmişti. Marabanın diğer kuyuları da kurutulduğundan son kuyudan döndürüyordu değirmenini taşıma su ile.&lt;/p>
&lt;p>Su bitti diye goygoylaşırken yanaşıverdi çiçekçi bahçesinden minik bir çiçek.&lt;/p>
&lt;ul>
&lt;li>Naber ?&lt;/li>
&lt;/ul>
&lt;p>diye yaklaştı her zaman ki bekleyişi içinde. Belki bir kaç damla sulanırım zevzekliği yapraklarında.&lt;/p>
&lt;ul>
&lt;li>Kötüyüm çiçek, bugün susuzum, seni sulayamam.&lt;/li>
&lt;/ul>
&lt;p>diye çıkmaz sokak tabelası gösterdim. Ancak beklenmedik bir alaka, çözüm arayışına girme isteği.&lt;/p></description></item><item><title>Saçmacık</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/sacmacik/</link><pubDate>Mon, 09 Dec 2024 01:51:50 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/sacmacik/</guid><description>&lt;p>Köpekler misal, bir süredir görmediği ancak tanıdık olan birini görürse başlar düşünmeye, sevinsem mi kızsam mı? Yabancı mı tanıdık mı? Tabi ki bir köpeğin düşünmesi zihinsel olduğu kadar da bedenseldir. Bu düşünme sürecini gözler görür kulaklar işitir. Dişlerini gösterir, kıvrılır arkasını gösterir, saçma sapan anlamsız hareketler sergiler sizden sinyal alana kadar.
Saçmacık budur.&lt;/p>
&lt;p>Ne yapacağını bilemezsen saçmacık imdadına yetişir. Anlamlı anlamsız birleşimlerin çözünümlerinden galeyana gelen cümleler saçmacıktır. Sussan susulmayan susamış zebralardır. Kussan kusulmayan kuskus bulgurundan yapılmış pilav da olabilir.&lt;/p></description></item><item><title>Zorbaslar</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/zorbaslar/</link><pubDate>Thu, 05 Dec 2024 17:27:08 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/zorbaslar/</guid><description>&lt;p>Zor başlar hayata zorbaşlar. Abla zorbaş, iri kafadır ama diri kafadır. Farkındadır hayatın, zor başlar ama kolaylaşır zamanla zamansız dertler. Hafiflemez de abla zorbaş ağırlaşmıştır artık. Ağır ağır yüklenir hayatı, zorlamaz fazla. Zor başlayanın zor gitme zorunluluğu yoktur artık. Zamanıdır zoru kolay etmenin.&lt;/p>
&lt;p>Küçük zorbaş için daha zordur, zorlukları zamanla atlatan zor başların içinde yer almak. Bakkala çakkala koşturulma zorluklarıyla başlayan zaman, zaman zaman keyfe keder kafa tokatlarıyla zorlaştırır hayatını. Zoruna gider gitmesine ancak büyüyecektir zorbaş ve zaman onu da yola getirecektir.&lt;/p></description></item><item><title>Doğru ve Yanlış Üzerine Düşüncelerim</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/dogru-ve-yanlis/</link><pubDate>Fri, 25 Oct 2024 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/dogru-ve-yanlis/</guid><description>&lt;p>Her insan hayatını ve karakterini kendi varsayımları ve/veya toplumsal varsayımlar üzerine kurguluyor. Bunu farkettiğimden bu yana kendi varsayımlarım ve toplumsal kabullerim üzerine detaylı düşünmeyi seviyorum. En basitinden en karmaşığına, boş zamanlarımı çoğu insanın &amp;ldquo;boş&amp;rdquo; olarak adlettiği bu düşüncelere ayırıyorum.&lt;/p>
&lt;p>Bugün bunlardan biri olan, çok basit gibi görünen doğru ve yanlış algısına dair düşüncelerimi karalayacağım.&lt;/p>
&lt;p>Doğru ve yanlış, özünde iyi ve kötünün belirlenmesi için ortaya çıkmış varsayımlardır. İlk insandan bugüne, hepimiz hayatımızı doğru ve yanlış olarak kategorize ettiğimiz şeylere göre kurgularız.&lt;/p></description></item><item><title>Feminizm üzerine</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/feminizm-uzerine/</link><pubDate>Sun, 03 Mar 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/feminizm-uzerine/</guid><description>&lt;p>Feminizm üzerine okumalar yapmayı ve üzerine düşünmeyi sevdiğim bir konu. Çünkü varolanın karşısında konumlanmış bir ideoloji. İnsanlığın gelişiminin her zaman varolanın, alışılagelenin karşısında konumlanılabildiği sürece mümkün olduğunu düşünenlerdenim.&lt;/p>
&lt;p>&amp;ldquo;Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?&amp;rdquo;&lt;/p>
&lt;p>Feminizm&amp;rsquo;e karşı ilgimin ilk sebebi bu olsa da, okudukça ve düşündükçe ve detaylarına hakim oldukça daha da içine çekildim. Bu konuda daha önce de bir kaç yazı yazdım ancak hala feminizm hakkında atıp tutmanın hiç bir erkeğin haddi olmadığını düşünüyorum. Bu sebeple bu yazıda sadece fikirlerimi not almış olacağım ve her türlü tartışmaya açık olduğumu ve bu fikirlerin zaman içerisinde değişebileceğini de belirtmiş olmak istiyorum.&lt;/p></description></item><item><title>İstanbullululuk</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/istanbullululuk/</link><pubDate>Fri, 16 Feb 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/istanbullululuk/</guid><description>&lt;p>İstanbuldayım, yalnızım, 23 yaşındayım. O zamanlar allahım var ama sevgilisiz kalmışım. Benazir çıkmış hayatımdan, alevi sünni meselesine. Vermediler kızı, kız da kaçmadı bana. Kader kısmet ayrılık oldu. Olmuş yani, ben ara verdik sanarken. Sonra öğrendim benden kurtulmak için başkasıyla evlenmeye niyetlenmiş. Şimdi evli, mutlu, çocuklu. Mantıklı hareketmiş.&lt;/p>
&lt;p>Ancak o zaman kızgınlıklara sebep olmuştu. Kim ulan bu Ali? Ne çabuk bulunabildi. Aldatılıyor muyduk acaba? Hoşgeldin depresyon.&lt;/p>
&lt;p>İstanbul&amp;rsquo;dayım, 23 yaşımdayım. Alleme-i satış uzmanının ofisinde orta kat yazılımcıyım. Her haltlarına beni sürmüşler öne. Bunalmışım, bahane bol. Akşamları yatağımda yüksek iman ile sevgili duası etmekteyim. &amp;ldquo;Tanrım, tek başına koyma, kulların. Yalnızlığa ancak sen dayanırsın.&amp;rdquo; Salakça bir şelale gözlerde, yalnızlık korkusu.&lt;/p></description></item><item><title>Evim evdir</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/evim-evdir/</link><pubDate>Mon, 12 Feb 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/evim-evdir/</guid><description>&lt;p>Terapik yazılarımın üçüncüsüyle karşınızdayım sayın okur. Oradaysan ve okursan bil ki senin için değil bunlar, hep benlik. Sayın Ceza&amp;rsquo;nın da dediği gibi &amp;ldquo;Bu benim dünyam, sana göre belki palavra&amp;rdquo;&lt;/p>
&lt;p>Artık evim daha çok eve benziyor. İnternet bağlantılandı ve hey maşallah hızında ve durduraksız. Mobil internet ile idare edebilirim sanmıştım ancak iki hattımında interneti yeter artık diyince el mahkum bağlantılandı ev interneti.&lt;/p>
&lt;p>Okul haftası başladı, henüz okulun benden haberi yok. En kısa sürede devamı olmazsa kendisi de olmayan derslere iştirak sağlanmaya başlanacak. Bu yıl ders çok, tüm haftayı dolduran dersler yıpratıcı olmasın diye çabalanacak.&lt;/p></description></item><item><title>Çünkü bazen insan</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/cunku-bazen-insan/</link><pubDate>Thu, 08 Feb 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/cunku-bazen-insan/</guid><description>&lt;p>Terapik yazılarıma bir süre daha devam etmek durumundayım. Bireysel tedavi yöntemi uygulanmadığında yorucu geliyor herşey.&lt;/p>
&lt;p>Terapisinin yanında bir de şu etkisini gözlemledim; 2007&amp;rsquo;den bu yana çeşitli domainlerde farklı farklı yazılar yazmışım. Teknik olanların yanında kişisel duygusal yazılarımı da inceledim geçenlerde. WebArchive sağolsun çoğuna ulaşabildim.&lt;/p>
&lt;p>İlk sevgilimden ayrılışımdan, o günlerdeki düşünce yapılarıma kadar pek çok şey yazmışım. Bunları görmek kendimi iyi hissettirdi ve geriye doğru bakınca oluşan zaman çizgimi anlayabildim.&lt;/p>
&lt;p>Çünkü bazen insan, düşüncelerini yoktan varolmuş sanıyor. Tavırlarını, alışkanlıklarını, karakterini nasıl kazandığını veya bazı huylarının çıkışının yeni olduğunu sanıyor. Bakınca eski yazılarıma, bugün bir anda aklıma gelen fikirlerin köklerine ulaştım. Bu benim diyebildim. Yürüdüğüm yol buymuş, bu noktadan başka bir yere çıkamazmış zaten bu yol.&lt;/p></description></item><item><title>Bugüne kadarkiler</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/bugune-kadarkiler/</link><pubDate>Thu, 01 Feb 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/bugune-kadarkiler/</guid><description>&lt;p>Sürüncemelerin devam ettiği geçiş dönemlerinde her daim varolan saçmalıklardan biri de bol hatalı düşüncenin çok da, pek de, hem de fena fena mantıklı gelmesidir. O yüzden kendimi nasıl değerlendireceğimi, kendim hakkında
kendime nasıl güveneceğimi ne bileceğim?&lt;/p>
&lt;p>Yine ferhangi bir yolla terapitik bir şeyler karalanmalı ki dönüp durmasın içine tükürdüğümün zihninde ipe sapa gelmez düşünceler. Tabi tam bir ferhangi olamayacak, belki bir kaç paragraf ön bilgisel, ardıl sözümsel sıçışların kokuları olabilir.&lt;/p></description></item><item><title>Ferhangi Denemeler</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/ferhangi-denemeler/</link><pubDate>Sun, 28 Jan 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/ferhangi-denemeler/</guid><description>&lt;p>Tek başıma bi otel odasındayım. Günlerdir ne yapacağımı ne yöne yürüyeceğimi bilmediğim bir haldeyim. Böyle sonuçlanacağını bildiğim bu durumdan daha önce defalarca kaçınmaya çalıştım.
Şartlar bu kadar zorlaşmamışken uzaklaşmaya yeniden başlamaya çalıştım. Ancak insan duygularına söz geçiremiyor. Derler ya, umut insana yapay çiçeği sulatır diye.
O şekil yürümeye devam ettim aynı yolda. İlerlerken şartlar giderek daha da kötüleşti ve bu noktadayız artık. Manevi olarak daha da yalnızlaşmış, duygusal olarak daha fazla yıpranmış,
mental olarak daha kaotik, maddi olarak ise sinirmatik sorunsal.&lt;/p></description></item><item><title>Neden teknoloji takip etmek yerine yaratmiyoruz</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/neden-teknoloji-takip-etmek-yerine-yaratmiyoruz/</link><pubDate>Mon, 07 Aug 2023 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/neden-teknoloji-takip-etmek-yerine-yaratmiyoruz/</guid><description>&lt;iframe style="width:100%" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/KJWq1e_7RJ4" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen>&lt;/iframe></description></item><item><title>Sessiz istifa nedir</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/sessiz-istifa-nedir/</link><pubDate>Mon, 31 Jul 2023 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/sessiz-istifa-nedir/</guid><description>&lt;iframe style="width:100%" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/SvMVxt4Gs7w" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen>&lt;/iframe></description></item><item><title>Filmin sonu</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/filmin-sonu/</link><pubDate>Fri, 27 Jan 2023 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/filmin-sonu/</guid><description>&lt;p>İnsan doğumunu kendi seçmiyor. Mutlu olmak isteyen iki kişinin çoğu zaman ortak kararıyla varoluyor tesadüfi bir şekilde. Tamamen tesadüfi şartlarda yaşıyor, büyüyor ve öğreniyor.&lt;/p></description></item><item><title>Otuzu devirenler</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/otuzu-devirenler/</link><pubDate>Sun, 07 Mar 2021 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/otuzu-devirenler/</guid><description>&lt;p>Şu yıla kadar 31 farklı Emre yaşadı varsayıyorum. Hepsinin hayatı başkaydı, üst üste katmanlı yaşadılar, ancak hep ayrı kişilerdi. Sonraki gelen, öncesinin sorumluluğunu aldı hep ancak önceki sonrakileri tahmin bile edemedi. Yol karmaşıklaştı giderek.&lt;/p>
&lt;iframe src="https://anchor.fm/delirehberi/embed/episodes/Otuzu-devirenler-es0o4l" height="102px" style="width:100%" frameborder="0" scrolling="no">&lt;/iframe></description></item><item><title>2021 yilinda nasil yazilimci olunur</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/2021-yilinda-nasil-yazilimci-olunur/</link><pubDate>Wed, 13 Jan 2021 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/2021-yilinda-nasil-yazilimci-olunur/</guid><description>&lt;p>Bir çok insanın defalarca cevapladığı bir soruyu ben de eksik kalmayayım madem diyerek kendi bakış açımdan cevaplamaya çalışacağım.&lt;/p>
&lt;iframe src="https://anchor.fm/delirehberi/embed/episodes/2021-Ylnda-Nasl-Yazlmc-Olunur-ep5sq2" height="102px" style="width:100%" frameborder="0" scrolling="no">&lt;/iframe></description></item><item><title>On yil once</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/on-yil-once/</link><pubDate>Mon, 30 Nov 2020 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/on-yil-once/</guid><description>&lt;p>Bu yılın bitişiyle birlikte otuzuncu yaşımı geride bırakıyorum. Bu yıl ile başladığım üç aylık değerlendirme yazılarıma bir de 10 yıllık değerlendirme ekleyeyim diyorum.&lt;/p>
&lt;p>On yıl önce kimdim? Şimdi kimim?&lt;/p>
&lt;iframe src="https://anchor.fm/delirehberi/embed/episodes/On-Yl-nce-en7csp" height="102px" style="width:100%" frameborder="0" scrolling="no">&lt;/iframe></description></item><item><title>Nostalji sever</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/nostalji-sever/</link><pubDate>Mon, 23 Nov 2020 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/nostalji-sever/</guid><description>&lt;p>Nostalji seven, hatta nostalji bağımlısı denebilen bir insanım. Bu kasıtlı arzuladığım veya öyle olması için çabaladığım birşey değil.&lt;/p>
&lt;iframe src="https://anchor.fm/delirehberi/embed/episodes/Nostaljisever-emu3n2" height="102px" style="width:100%" frameborder="0" scrolling="no">&lt;/iframe></description></item><item><title>5 lira bagis mi olur</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/5-lira-bagis-mi-olur/</link><pubDate>Fri, 06 Nov 2020 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/5-lira-bagis-mi-olur/</guid><description>&lt;p>&lt;a href="https://adimadim.org">AdımAdım&lt;/a> öncülüğünde, &lt;a href="https://www.kedv.org.tr/">Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı&lt;/a> adına, &lt;a href="http://bilimkadinlari.com">Bilim Kadınları&lt;/a> takımıyla beraber 8 Kasım 2020 Pazar günü yapacağımız yardım koşusu için bağış topluyoruz bazılarınızın bildiği üzere. Bu süreçte farkettiğim, toplumumuza özgü olduğunu düşündüğüm bir durum üzerine sesli düşüneceğim.&lt;/p></description></item><item><title>2020 hedeflerim son ceyrek</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/2020-hedeflerim-son-ceyrek/</link><pubDate>Tue, 06 Oct 2020 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/2020-hedeflerim-son-ceyrek/</guid><description>&lt;p>Geçtiğimiz üç aylık süreçte 7cups.com ile çalışmaya başladım. 5 adet video çekebilmişim. Hiç podcast kaydı yapmadım ve benim için &amp;ldquo;çok&amp;rdquo; sayılabilecek sayıda blog içeriği yazmışım.&lt;/p></description></item><item><title>Tiramisu tarifi</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/tiramisu-tarifi/</link><pubDate>Sun, 04 Oct 2020 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/tiramisu-tarifi/</guid><description>&lt;p>Elçin&amp;rsquo;le birlikte son zamanlarda yeni bir adetimiz oldu. Covid sebebiyle dışarı çıkamadığımız için, Elçin&amp;rsquo;in annesi ve babasının 2 bina yanımızda oturmasından dolayı her haftasonunu ailecek geçiriyoruz. Her haftasonu bir arada olduğumuz için de o günü yemek günü ilan ettik ve hepimiz keyfimize göre bir şeyler yapıyoruz. Geçtiğimiz haftasonu ise ben Tiramisu, Elçin ise şusi yapmayı tercih ettik.&lt;/p></description></item><item><title>Saksiya sigmamak yazilimcilarin sik is degistirmesi uzerine</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/saksiya-sigmamak-yazilimcilarin-sik-is-degistirmesi-uzerine/</link><pubDate>Tue, 15 Sep 2020 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/saksiya-sigmamak-yazilimcilarin-sik-is-degistirmesi-uzerine/</guid><description>&lt;iframe src="https://anchor.fm/delirehberi/embed/episodes/Saksya-Smamak-emsia6" height="102px" style="width:100%" frameborder="0" scrolling="no">&lt;/iframe>
&lt;p>Bahçe işleriyle uğraşmayı seven biriyim ancak bir bahçem yok, bunun yerine terasımda saksılarda eşimle birlikte bir bahçe kurduk. İçerisinden gül, şeftali ağacı, limon, fasülye, domates, pazı vb şeyler yetiştirmeyi seviyoruz.&lt;/p>
&lt;p>Saksıda bitki yetiştirmeyi biliyorsanız bazı bitkilerin, özellikle meyve veren bitkilerin, küçük bir saksıda başlayan macerası zamanla boy boy saksı değiştirerek ilerliyor. Geçenlerde bir bitkinin saksısını büyütmeyi geciktirdiğim için büyümesi durdu ve haliyle saksıyı bir an önce değiştirmem gerekti. Saksıdan bitkiyi çıkarttığımda köklerinin neredeyse saksıyı delip çıkmak üzere olduğunu ve içindeki toprağın her yerine yayıldığını farkettim.&lt;/p>
&lt;p>Saksı küçük kaldığı için kökler büyüyemiyor ve bu da bitkinin yaşamını direkt olarak etkiliyor.&lt;/p>
&lt;p>Yazılım sektöründe düstur haline gelmiş ve bence yanlış yönde ilerleyen bir algı var. Silikon vadisinde dahi normalleştirilmiş olan şey; yazılımcıların şirketler arasında atlamasının, kısa sürelerde iş değiştirmelerinin normal olduğu algısı.&lt;/p></description></item><item><title>Hakettigini yasamak</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/hakettigini-yasamak/</link><pubDate>Wed, 02 Sep 2020 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/hakettigini-yasamak/</guid><description>&lt;iframe src="https://anchor.fm/delirehberi/embed/episodes/Hakettiini-Yaamak-empc72" height="102px" style="width: 100%" frameborder="0" scrolling="no">&lt;/iframe>
&lt;p>Geçenlerde bir yazı okurken, bir cümle dikkatimi çekti. Yazıda covid19 meselesinden sonra fastfood restoranlarına olan rağbetten dolayı birine soru soruyorlar&lt;/p>
&lt;ul>
&lt;li>&amp;ldquo;Bir kızarmış tavuk için neden iki saat bekliyorsunuz?&amp;rdquo;
Cevap baya şaşırtıcıydı. Gerçi bu soruya şaşırtıcı olmayan çok az cevap verilebilirdi.&lt;/li>
&lt;/ul></description></item><item><title>Mentorumun mentoru mentorumdur</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/mentorumun-mentoru-mentorumdur/</link><pubDate>Thu, 18 Jun 2020 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/mentorumun-mentoru-mentorumdur/</guid><description>&lt;iframe src="https://anchor.fm/delirehberi/embed/episodes/Mentrmn-mentr-mentrmdr-efviv5" height="102px" style="width:100%" frameborder="0" scrolling="no">&lt;/iframe>
&lt;p>Bu kelimeyi pek sevmem o yüzden başlıkta tekrarlı söyleyip bir daha söylemek istemedim. Bunun yerine Türkçeye daha fazla yerleşmiş olan kelimelerden biri olan &lt;code>mürşit&lt;/code>, &lt;code>hâmi&lt;/code>, &lt;code>rehber&lt;/code>, &lt;code>üstad&lt;/code> kelimeleri seçilebilir. Ben yazı boyunca kılavuz kelimesini kullanacağım.&lt;/p>
&lt;p>&lt;em>Kul kula kılavuz olmalı ki kolaylaşsın işler&lt;/em> diyerek başlayacağım bu yazıya. Kılavuzluk benim için çok önemli bir konu. Hem kılavuz peşinde biri olarak, hem de kılavuzluk yapan biri olarak yazılım camiasında gözlemlemlediklerim üzerine yazıyorum bu yazıyı.&lt;/p></description></item><item><title>2020 hedeflerim ucuncu ceyrek</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/2020-hedeflerim-ucuncu-ceyrek/</link><pubDate>Thu, 11 Jun 2020 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/2020-hedeflerim-ucuncu-ceyrek/</guid><description>&lt;p>Son üç aylık süreci gecikmeli de olsa değerlendirme vakti geldi. Bu üç aylık süreçte freelance kariyerime biraz odaklanmam gerekti. Bir kaç yeni müşteriyle çalışmaya başladım. Baya yoğun bir süreç olduğu için henüz Symfony videolarının üçüncüsünü çekemedim, başladığım podcast serisine de devam edemedim. Fakat yoğunluğu atlattıktan sonra, sanırım 2-3 hafta içerisinde tekrar video, podcast, yazılı içerik üretmeye devam edebileceğim.&lt;/p></description></item><item><title>Cocugumla evde nasil daha verimli vakit gecirebilirim</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/cocugumla-evde-nasil-daha-verimli-vakit-gecirebilirim/</link><pubDate>Thu, 14 May 2020 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/cocugumla-evde-nasil-daha-verimli-vakit-gecirebilirim/</guid><description>&lt;p>Kovid-19 sebebiyle evde çalışma fırsatları arttı. Ancak çocuklu aileler için, çocukla daha fazla ilgilenme hem fırsatı hem zorunluluğu doğmuş oldu.&lt;/p>
&lt;p>Çocuklar arkadaşlarıyla oynayamadığı için, ailenin artık çocuk için daha fazla vakit ayırması gerekiyor. Bunu çocuğun eline tablet, telefon tutuşturarak yapan aileler azımsanamayacak sayıda.&lt;/p></description></item><item><title>Cocuk gurultusu ayakustu muhabbet 2</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/cocuk-gurultusu-ayakustu-muhabbet-2/</link><pubDate>Wed, 08 Apr 2020 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/cocuk-gurultusu-ayakustu-muhabbet-2/</guid><description>&lt;iframe src="https://anchor.fm/delirehberi/embed/episodes/ocuk-Grlts---Ayakst-Muhabbet-2-ecivr6" height="102px" style="width: 100%" frameborder="0" scrolling="no">&lt;/iframe>
&lt;p>Çocuk yetiştirmek konusunda biraz konuşacağım. Aslında çocuk yetiştirmekten değil, bugün ekşi sözlükte gördüğüm bir başlıktan sonra, aslında böyle bir podcast çekmek aklıma geldi. Şöyle ki başlık şu aslında; &amp;ldquo;Alt komşumdan dayak yedim&amp;rdquo; diye bir başlık.&lt;/p></description></item><item><title>Evren kusursuz mu</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/evren-kusursuz-mu/</link><pubDate>Sun, 05 Apr 2020 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/evren-kusursuz-mu/</guid><description>&lt;iframe src="https://anchor.fm/delirehberi/embed/episodes/Evren-Kusursuz-mu-eceqf5/a-a1pvrs" height="102px" style="width: 100%" frameborder="0" scrolling="no">&lt;/iframe>
&lt;p>Geçtiğimiz gün Twitter&amp;rsquo;da, TRTBelgesel hesabının bir paylaşımına denk geldim. Paylaşımda &amp;ldquo;Arif Karabeyoğlu ile Evren hakkında merak edilen her şeyi izleyebileceğiniz yeni belgeselimiz Uzayın Bilinmeyenleri çok yakında TRTBelgesel&amp;rsquo;de&amp;rdquo; diyordu. Arif Karabeyoğlu roket teknolojileriyle uğraşan başarılı bir bilim insanı. Belgesel de gayet güzel çekilmiş, bununla alakalı bir yorumum yok, haddime de değil zaten.&lt;/p></description></item><item><title>2020 hedeflerim ikinci ceyrek</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/2020-hedeflerim-ikinci-ceyrek/</link><pubDate>Mon, 30 Mar 2020 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/2020-hedeflerim-ikinci-ceyrek/</guid><description>&lt;p>Yılbaşından sonra yazdığım bir yazıda bazı hedefler koymuştum. 31 Mart olduğu için hem hedeflerimi güncellemek hem ne yapmışım onu değerlendirmek istedim. Önce ilk çeyrek hedeflerimi değerlendirip, ardından ikinci çeyrek hedeflerimi kaydedeceğim.&lt;/p></description></item><item><title>Okul hikayesi</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/okul-hikayesi/</link><pubDate>Wed, 18 Mar 2020 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/okul-hikayesi/</guid><description>&lt;p>2004 yılında liseye başladım. Lise sistemi o sıra şimdikinden farklıydı. Lise üç yıllıktı ve çoğu liseye, ortaokul puanın ve/veya &lt;em>torpilin&lt;/em> yetiyorsa, ayrıca istediğin bölümde başlayabiliyordun. Ortaokul biterken öğretmenlerimiz bizi farklı sınavlara gönderiyorlardı. Kimin vesilesiyle hatırlamıyorum hem anadolu lisesi sınavlarına hem bursluluk sınavlarına girmiştim. Sonuçlar geldiğinde hem bir anadolu teknik liseye puanım yetiyordu hem de burs kazanmıştım.&lt;/p>
&lt;iframe src="https://anchor.fm/delirehberi/embed/episodes/Okul-Hikayesi-emu7on" height="102px" style="width:100%" frameborder="0" scrolling="no">&lt;/iframe></description></item><item><title>2020 hedeflerim</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/2020-hedeflerim/</link><pubDate>Fri, 10 Jan 2020 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/2020-hedeflerim/</guid><description>&lt;p>4 çeyrekte hedeflerimi not ederek, 3 ayda bir kontrol edip bu yılı daha efektif geçirmeyi hedefliyorum. Her çeyrekte bu yazıyı güncelleyerek ilerleyeceğim. Her çeyrek bittiğinde sonraki çeyreğin hedeflerini buraya ekleyeceğim.&lt;/p></description></item><item><title>Yeni mezun yazilimci maasi</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/yeni-mezun-yazilimci-maasi/</link><pubDate>Tue, 05 Nov 2019 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/yeni-mezun-yazilimci-maasi/</guid><description>&lt;p>&lt;em>&lt;em>bu yazı ilk olarak medium üzerinde yayınlanmıştır&lt;/em>&lt;/em>&lt;/p>
&lt;blockquote>
&lt;p>Hunharca tartışılan Türkiye’de yeni mezun bilgisayarcı (burada yazar yazılım mühendisi olmak isteyen tüm çaylakları kastetmektedir) kişiler için başlangıç maaşının ne olması gerektiği konusunda iki kelam etmeye çalışacağım.&lt;/p>
&lt;/blockquote></description></item><item><title>Yazmak Konuşmaktan İyi midir?</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/yazmak-konusmaktan-iyimidir/</link><pubDate>Mon, 18 Jun 2018 15:05:04 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/yazmak-konusmaktan-iyimidir/</guid><description>&lt;p>Akacak cümleler dudaklarından ancak sese dönmek zor geliyor. Konuşmak çok emek istiyor. Konuştuğunda yanlış kişiye konuşma ihtimalin çok fazlayken, yazdığında doğru kişiye birgün elbet bilebilirsin ulaşacağını cümlelerinin. Konuşursun biter, yazarsın bitmez. Tekrar eder her okuyanın zihninde duyguların, düşüncelerin.&lt;/p>
&lt;p>Bir de konuşurken cevap hızlı döner, cümlen bitmeden anlaşıldı sanılır ve kesilir işitme erkenden. Yazarken öyle değil, okur okur, sonra düşünür, devam eder okumaya.&lt;/p>
&lt;p>Lakin yazmak zordur. Mimik veremezsin, ses tonu yok. Nasıl anlatacağını bilmezsen derdini, nerede neyi yazacağını, okumaz okuyan, vazgeçer, cümleni bitiremezsin. Öyle aklına geldiği gibi yazamasın her cümleyi, girişi var, gelişmesi var, sonucu var. Yazı zor iş, sonucu olmayan düşünceleri nasıl yazacaksın?&lt;/p></description></item><item><title>Takip Ettiğim Youtube Kanalları</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/takip-ettigim-youtube-kanallari/</link><pubDate>Sat, 18 Nov 2017 13:20:25 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/takip-ettigim-youtube-kanallari/</guid><description>&lt;p>Sürekli takip ettiğim çok az youtube kanalı var. Genelde youtube önerilerini yada arkadaş önerilerini dikkate alıp videolar izliyorum. Sadece aşağıdaki dört kanalın hiç bir videosunu kaçırmadan izliyorum. Haberi olmayanlar varsa diye paylaşmak istedim.&lt;/p>
&lt;h4 id="kurzgesagt--in-a-nutshell">Kurzgesagt – In a Nutshell&lt;/h4>
&lt;p>5 milyon abonesi olan küresel bir bilim kanalı. Videoları için çok fazla dilde sürekli çeviriler yapılıyor. Animasyon destekli olarak gündem olan, olmayan bilimsel konularda açıklamalar ve farklı bakış açıları sunmaya çalışıyorlar. Bazı videolarını direk konuyla alakalı kurumların desteğiyle yapıyorlar ancak çok aşırı yanlı içerikleri yok.&lt;/p></description></item><item><title>Neden Sponsor Olunur</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/neden-sponsor-olunur/</link><pubDate>Sat, 28 Oct 2017 14:57:31 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/neden-sponsor-olunur/</guid><description>&lt;p>5 yıldır etkinlikler organize eden biri olarak, şirketlerin sponsor olmalarındaki nedenler üzerine düşünmeye çalıştım. Sadece teknoloji etkinlikleri alt-dalında olan gözlemlerimi madde madde paylaşacağım. Sponsor olmak istiyor ama nasıl bir fayda kazanacağınızı bilemiyorsanız biraz fikir verebilecek net ve açık noktalara değineceğim.&lt;/p>
&lt;h2 id="reklam">Reklam&lt;/h2>
&lt;p>Bir etkinliğe sponsor olduğunuzda, stand açarak etkinlik mekanında, etkinlik duyuruları ve haberleri ile dijital dünyada reklamınızı yapmış olursunuz. Diğer reklam olanaklarına göre artısı, stand ile yapacağınız tanıtım ile potansiyel müşterilerinizle birebir iletişim kurma imkanı elde edersiniz. Dijital mecradaki tanıtımlar ile de ilgili kitle içerisindeki tanınmışlığınızı arttırmış olursunuz. Bu şekilde sektöre kendini sevdiren firmalara örnek vermek gerekirse: Hipo, Bulut Yazılım, Atölye15&lt;/p></description></item><item><title>Demokrasi</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/demokrasi/</link><pubDate>Mon, 04 Jul 2016 14:23:22 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/demokrasi/</guid><description>&lt;h1 id="demokrasi">Demokrasi&lt;/h1>
&lt;p>Uzun zamandır, üzerine uzun uzun düşündüğüm ve destekleyicilerini anlayamadığım yönetim biçimidir.
Kısaca demokrasi; “Dahili olan tüm bireylerin, işleyişte eşit rol hakkı” olarak tanımlanabilir. Eğer bu bi devletse, tüm vatandaşların devlet yönetiminde söz hakkı olması, yok eğer bir şirketse, tüm çalışanların şirket idaresinde söz hakkı bulunması.&lt;/p>
&lt;p>2 demokrasi teorisi mevcut, Normatif ve Ampirik demokrasi teorisi.&lt;/p>
&lt;h4 id="normatif-demokrasi-teorisi">Normatif Demokrasi Teorisi&lt;/h4>
&lt;p>Bu teoriye göre, sonuç tüm katılımcıları tam anlamıyla memnun etmelidir. Devlet için konuşursak: Cumhurbaşkanı seçiminde her bireyin sonuçtan memnun olması diyebiliriz.
Ve farkedeceğiniz üzere, insanların “farklılıkları” sebebiyle hiç bir zaman tam katılımlı memnuniyet sağlanamayacaktır. Bu sebeple ütopik bir teoridir.&lt;/p></description></item><item><title>Özgür Yazılımcı Olmak Ne Demektir?</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/ozgur-yazilimci-olmak-ne-demektir/</link><pubDate>Sun, 14 Jul 2013 14:37:13 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/ozgur-yazilimci-olmak-ne-demektir/</guid><description>&lt;p>Özgür Yazılımcı olmak ilk olarak şunları gerektirir&lt;/p>
&lt;ul>
&lt;li>&lt;/li>
&lt;/ul>
&lt;p>Özdisiplin&lt;/p>
&lt;p>Özgür Yazılımcı olmak demek, kafanıza estiğinde çalışmak demek değildir. Bir özdisipline sahip olmanız ve işlerinizi bir disiplin içerisinde yapmanız gerekir. Aksi takdirde başınız çok ağrıyacaktır.&lt;/p>
&lt;ul>
&lt;li>&lt;/li>
&lt;/ul>
&lt;p>Sorumluluk&lt;/p>
&lt;p>Özgür Yazılımcı olunca işlerin sorumluluğu üzerinizden kalmaz, aksine daha da üzerinize biner. Bir şirkette yaptığınız işin satılıp satılmayacağı sizi bağlamaz, ay sonunda maaşınızı alırsınız, fakat Özgür Yazılımcı çalışıyor iseniz, müşterinizi ihmal etmemeniz gerekmektedir, telefonunuzu asla kapatmamanız gerekmektedir. Zamanlamanızı iyi ayarlamanız gerekmektedir.&lt;/p></description></item><item><title>Yargı</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/yargi/</link><pubDate>Tue, 26 Feb 2013 14:49:03 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/yargi/</guid><description>&lt;p>Bir insan kendisini nasıl yargılar ki ? Nasıl kabullenir hatalarını ? Nasıl yok eder kendisini bir insan ? Doğru attım sandığı adımların hepsi boşa çıkınca nasıl bakar hayata insan ? Ne yana gider yön ? Deliliğe az mı kalmıştır, yoksa akla mı ? Düzelecek mi herşey ? Geçmez mi yoksa hiç birşey ? Farkına varmak ne demekti ?&lt;/p>
&lt;p>Neden bu kadar sorguluyorum ?&lt;/p>
&lt;p>En büyük sorunumu keşfetmiş olmanın verdiği rahatsızlık/huzur karışımı birşeyden dolayı sürekli devam eden bir baş ağrısına sahibim (belki de sadece saçlarımı uzattığımdan kaynaklıdır). Neden bu kadar düşünüyorum bile demek istemiyorum artık. Sadece yaşamak için ne yapmak gerekli ?&lt;/p></description></item><item><title>Yıl 2012</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/yil-2012/</link><pubDate>Mon, 31 Dec 2012 14:51:49 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/yil-2012/</guid><description>&lt;p>Biraz bahsedeceğim neler geçti koca kafamdan bu yıl. Bu yıl kimler girdi hayatıma kimler çıktı.&lt;/p>
&lt;p>2012 yılına girişim İstanbul’da oldu. Bi hayalimi gerçekleştirerek girdiğim yeni yılın hep güzel geçmesini umdum. Bi evim yoktu, ofiste yatıp kalkıyordum ama mutluydum zannedersem. Güzel bir işim vardı. Keyif alarak çalışıyordum. Bi sevgilim vardı en tatlısından :)&lt;/p>
&lt;p>2012 ocak ayı o tatlı sevgilimin atama stresine katlanmakla geçti. İçimizde küçük umutlarımız vardı belki İstanbul’a gelir diye. Umut işte boş ama güzeldi.
Şubat ayına geçtiğimizde tatlı sevgilimin ataması gerçekleşti. Bense İstanbul’u hep sevmiştim, daha da seviyorumdum giderek. Yalnızlık vurmaya başlamıştı biraz sadece. O da geçecekti nasılsa.
Mart ayına geldiğimizde Neslihan atandığı Elazığ’a yerleşmiş, içindeki korkuları yenmiş tam bir öğretmen oluyordu. Ben ise gayet iyi bir tempoyla çalışmaya devam ediyordum.
Mart ayında Neslihan İstanbul’a geldi. Şirketin karşıladığı bir otele yerleştik. Fakat birgün sonra tekrar ofise dönmek zorunda kaldım. Fazlasıyla kırdığım bir dönemdi Neslihan’ı. Aldırış etmedi alttan aldı. Bu yüzden daha bi değer verdim kendisine. Nisan’da bir ev tutup yerleştim. Güzel gidiyordu herşey. Mayıs olduğunda biraz yorulmaya başlamıştım işten. Bir hafta kadar izin alıp İzmir’e ailemin yanına gittim. Fakat 3 gün sonra dayanamayıp Neslihan’ın yanına geçtim. Mayıs ayı sonunda izmirden bir arkadaşım olan Berkant da bizim ofiste işe başladı. Aynı evi paylaşmaya başladık.&lt;/p></description></item><item><title>Kpss Ve Memur Zihniyeti</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/kpss-ve-memur-zihniyeti/</link><pubDate>Tue, 02 Oct 2012 15:57:40 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/kpss-ve-memur-zihniyeti/</guid><description>&lt;blockquote>
&lt;p>2025&amp;rsquo;den not; bu yaziyi yazan arkadasi buldugum yerde doverim haha, evet ben yazmisim da bu ne salak bi dusunce sekliymis boyle. Iyi ki ayni kafada kalmamisim. Eksik bilgiyle yazilmis bir yaziydi, o zamanlar bu kadar tecrubem yokmus. Simdi olsa yazmazdim.&lt;/p>
&lt;/blockquote>
&lt;p>Biraz sitem dolu bir yazı olacak biliyorum…&lt;/p>
&lt;p>Lakin yıllardır hangi hükümet olursa olsun , en büyük sorun atamaların yapılmaması KPSS denen illetten memur adaylarının çektiği, yapılan topriller falan filan.&lt;/p>
&lt;p>Yeter ulan, yeter…&lt;/p></description></item><item><title>Sus</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/sus/</link><pubDate>Thu, 19 May 2011 15:31:21 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/sus/</guid><description>&lt;div class="highlight">&lt;pre tabindex="0" style="color:#f8f8f2;background-color:#272822;-moz-tab-size:4;-o-tab-size:4;tab-size:4;">&lt;code class="language-fallback" data-lang="fallback">&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>İşini gücünü bırakacak ve yazacaksın çocuk…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Konuşmayacaksın artık – ki hep zarardı sana -
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Susacaksın çocuk, susayacaksın kelimelere…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Derdini anlatmaya çalışmayacaksın kimselere, öleceksin gerekliyse…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Yalnızlık çocuk…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Gizlice çoğalan onca dost arasında “Ben buradayım!” diye haykıran,
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Yalnızlık çocuk…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Acıtmayacak içini, koymayacak artık…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Tek başına mutlu olabileceksin…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Yazacaksın çünkü çocuk , sen yazdıkça mutlu olacaksın…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Sustukça sen, diğerleri mutlu…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Konuşmayacaksın adamım…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Ölsende, yansanda, kansanda kelimelere…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Çünkü çocuk…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Konuşmaya devam edersen, gün gelecek ,
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Karın bile anlamayacak seni…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Annen, kardeşin…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Hatta sen bile anlayamacaksın kendini…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Neyi, neden yaptığını…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;/code>&lt;/pre>&lt;/div></description></item><item><title>Yazı</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/yazi/</link><pubDate>Sun, 27 Mar 2011 15:35:18 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/yazi/</guid><description>&lt;div class="highlight">&lt;pre tabindex="0" style="color:#f8f8f2;background-color:#272822;-moz-tab-size:4;-o-tab-size:4;tab-size:4;">&lt;code class="language-fallback" data-lang="fallback">&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Yok…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Yazmak istemiyorum bu defa,
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>kelimeler sadece anlamsızlaştırıyor artık…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Duygularımı… Aşkımı… Seni… Beni…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Ne kadar da dolu gibi görünseler hissettiremediklerinden gözlerimdeki yaşı,
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Pek bir anlamı olmuyor…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Sadece harf bütünleri…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Yazmayacağım…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Hayır istemiyorum…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Sadece düşünüyorum şu anda
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Ve yazmayacağım evet…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Bu kez olmaz…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Rahatlatıyor çünkü yazmak…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Ağırlığı alıyor üstümden sana dair…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Ama yazmayacağım bu kez,
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Ağırlığınla mutluyum…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Derdin, kaprislerin, dırdırın…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Evet bunlarla mutluyum ben…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Rahatsızken mutluyum seninle,
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Bu defa yazmayacağım…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Yetiyor çünkü görmek bedenini,
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Hissetmek sesini,
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Duymak ruhunu…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>En güzeli de ne biliyor musun ?
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Kandırmak kendini…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Mantıkla sev demek kendine,
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>aşkı abartma demek,
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>kontrollü sevmek isteği…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Güzel şey kandırmak kendini…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Yok bu defa yazmayacağım…
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>[eyi]
&lt;/span>&lt;/span>&lt;/code>&lt;/pre>&lt;/div></description></item><item><title>Yarı Uyanık</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/yari-uyanik/</link><pubDate>Mon, 17 Nov 2008 15:09:39 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/yari-uyanik/</guid><description>&lt;p>Uzun zamandır hiç birşey yazmıyorum. Yazmamı bekleyen pek fazla insan yok fakat kendime saygısızlık ettiğimi hissediyorum. Aslında internete karşı büyük bir saygısızlık. İçinde yaşadığımız bu sanal dünyaya aslında çok değer verdiğimi zannediyorum fakat uzun zaman birşeyler yapmayınca saygımı yitirdim galiba demeye başlıyorum kendime. İnternetle varım diyebilirim aslında.&lt;/p>
&lt;p>Bu kadar zamandır yazmıyor olmamın mazereti hazır aslında. Açmaya uğraştığım şirketin işleri. Bu kararı verişimin üzerinden 1 hafta geçti fakat 5 adet iş aldım bile. Benim gibi yarı uyanık biri için bu çok iyi bir sayı. İşimi seviyorum. Bu şekilde bi mazeretim var ve yazmıyorum, demek istemiyorum daha büyük bir saygısızlık yapmamak için. Belkide çok kararsız olmamın sonucudur bunlar. Oysaki burayı ilk açışımdaki amaç PHP üzerine gerçekten makaleler yazmak ve birilerinin faydalanmasını sağlamaktı. Ama şimdi bakıyorumda bu çizgiden baya uzaklaşmışım. Yatağım içinde yarı uyanık yazdığım bu yazı için af diliyorum. Ve söz vermek istiyorum bundan sonra sabit zaman aralıklarında birşeyler yazmak için.&lt;/p></description></item><item><title>Denemeler</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/denemeler/</link><pubDate>Fri, 08 Aug 2008 16:11:09 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/denemeler/</guid><description>&lt;div class="highlight">&lt;pre tabindex="0" style="color:#f8f8f2;background-color:#272822;-moz-tab-size:4;-o-tab-size:4;tab-size:4;">&lt;code class="language-gdscript3" data-lang="gdscript3">&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Yine bir akşam
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Yine yanlız bir akşam
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Sadece ben, &lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">ş&lt;/span>eytan, nefsim ve omzumdaki &lt;span style="color:#ae81ff">2&lt;/span> melek
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Soldaki melek sürekli &lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">ç&lt;/span>alışıyor
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Sağdaki melek ise tatilde
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>&lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">Ş&lt;/span>eytan vesvese veriyor
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Nefis gaz veriyor
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Hayat haz veriyor diyebilmek istiyor bu can
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Ama hayatın verdiği tek &lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">ş&lt;/span>ey vaaz
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Onu yap bunu yap&lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">…&lt;/span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Onu yapma bunu yapma&lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">…&lt;/span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Kendi karmaşasını &lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">çö&lt;/span>zemeyen ben
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Beni Tuğyan eyleyen &lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">ş&lt;/span>eytan
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Ve tüm hazları yaşatmaya &lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">ç&lt;/span>alışan nefis
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Ya &lt;span style="color:#ae81ff">2&lt;/span> melek &lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">?&lt;/span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Onlar sadece görevlerini yapıyor
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Birisi zaten sürekli yatıyor&lt;span style="color:#f92672">.&lt;/span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Kapanmasını istediğim defterler &lt;span style="color:#66d9ef">var&lt;/span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Yine bir akşam
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>yine yalnız bir akşam
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Sessiz bir akşam
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Ben, nefsim ve &lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">ş&lt;/span>eytan
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>&lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">Ş&lt;/span>eytan beni tuğyan eyleme gayretinde
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Nefis amaçlarına ulaşma &lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">ç&lt;/span>abalarında
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Ben ise hiç birşey yapmadan bekliyorum
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Neden yapıyorum, Ne yapıyorum, Nasıl yapıyorum
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Karmaşıklık &lt;span style="color:#66d9ef">var&lt;/span> hayatımda
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Yada ben &lt;span style="color:#960050;background-color:#1e0010">ö&lt;/span>yle sanıyorum
&lt;/span>&lt;/span>&lt;span style="display:flex;">&lt;span>Koy götüne rahvan gitsin
&lt;/span>&lt;/span>&lt;/code>&lt;/pre>&lt;/div></description></item></channel></rss>