<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Turkish on emre.xyz | @delirehberi</title><link>https://blog.emre.xyz/categories/turkish/</link><description>Recent content in Turkish on emre.xyz | @delirehberi</description><generator>Hugo</generator><language>en-us</language><copyright>delirehberi</copyright><lastBuildDate>Mon, 18 Nov 2024 19:00:00 -0500</lastBuildDate><atom:link href="https://blog.emre.xyz/categories/turkish/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Leblebi Tozu</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/leblebi-tozu/</link><pubDate>Mon, 18 Nov 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/leblebi-tozu/</guid><description>&lt;p>Çağımızın neredeyse vebasına dönüşen enerji tüketimi konusunda söyleyeceklerimiz var. Her yanımızda geri dönüşüm çılgınlığına katılınmış ve katı yakıtlara karşı cadı avına çıkılınmış durumda. Petrol üreticisi kardeşlerimizin düştüğü zavallı durumlara hergün şahit olmaktayız.&lt;/p>
&lt;p>Enerji çılgınlığının geldiği bu noktada, anadolunun bağrından, Çorum&amp;rsquo;dan çıkıp Andromeda&amp;rsquo;ya oradan Sombrero Gökadası&amp;rsquo;na varana kadar ulaşmış olan, en verimli, en tutarlı enerji üretim yöntemini ülke olarak görmezden gelemeyiz.&lt;/p>
&lt;p>Evet, leblebi tozundan bahsediyoruz. Yüzyıllardır çocuk eğlencesi veya yemek tariflerinde hiç ettiğimiz bu mucize artık gelişen teknolojiyle enerji kaynağı olarak kullanılabilmekte ve varolan tüm enerji üretim yöntemlerinden daha verimli olma konusunda bayrak taşımaktadır.&lt;/p></description></item><item><title>Duyuru: Haydar Külekçi ile Qdrant Vector DB</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/qdrant-vector-db-haydar-kulekci-duyuru/</link><pubDate>Mon, 01 Jul 2024 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/qdrant-vector-db-haydar-kulekci-duyuru/</guid><description>&lt;p>Haydar Külekçi ile 4 Temmuz 2021&amp;rsquo;de saat tam 21:00&amp;rsquo;da youtube kanalımda Qdrant Vector DB üzerine bir sohbet gerçekleştireceğim. Haydar Külekçi, 10 yılı aşkın süredir veri yönetimi, işlemesi üzerine uzmanlaşmış bir yazılım mühendisi. Kendisiyle Qdrant Vector DB&amp;rsquo;nin nasıl çalıştığını, hangi problemleri çözdüğünü ve gelecekteki planlarını konuşacağız. Haydar ile twitter üzerinden tanışmıştık ve kendisini hem WebEnd etkinliklerine, hem de içinde bulunduğum diğer topluluk etkinliklerine konuşmacı olarak davet etmiştim. Bu kez benim kanalıma konuk olacağı için çok heyecanlıyım.&lt;/p></description></item><item><title>Ağuuuu - Seikilos üzerine bir oyun</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/aguuuu/</link><pubDate>Fri, 05 Apr 2024 20:00:00 -0400</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/aguuuu/</guid><description>&lt;p>Aykaryay Aydın Tiyatro Derneği başkanı ve değerli emekli öğretmen Hüsnü Ertung tarafından yazılıp sahnelenen, aynı zamanda başrolünü oynadığı Seikilos Anıtı&amp;rsquo;nın Tralleis&amp;rsquo;den kaçırılmasını ve geri getirilme çabasını kurgulayan oyun Ağuuuu&amp;rsquo;yu izlemeye gittim dün.&lt;/p>
&lt;p>Tamamen ücretsiz olan oyundan Mükerrem hocam sayesinde haberim olmuştu ancak fırsat bulamamıştım. Oyunculardan biri olan, aynı zamanda arkadaşım Ceyda&amp;rsquo;nın daveti üzerine dün akşam ki oyuna katılabildim. Oyun Eğitim-Sen binasının teras katında ve kısıtlı teknik imkanlarla gerçekleştirildi.&lt;/p>
&lt;p>Öncelikle övgülerimi dizip sonrasında oyun hakkında yazmak istiyorum. Hüsnü Ertung hocamız Yalnız Dede rolünde müthiş bir performans sergiliyor doğal olarak. Başkan rolünde ise Psikosanat Derneği tarafından sahnelenen &amp;ldquo;Ayna&amp;rdquo; oyununda da yer almış olan Sülbiye Heper, oyun boyunca başkandan nefret ettiriyor. Sülbiye Heper&amp;rsquo;e mola sahnesinde Hüsnü Ertung &amp;ldquo;Sen başkandan nefret ettirmelisin, halbuki sempatik yapıyorsun&amp;rdquo; dedi ancak tüm oyun boyunca rolünden neredeyse hiç çıkmadan kibri bizlere hissettirdi. Davulcu, İklim ve diğer ahali rolündeki oyuncular da son derece başarılıydılar.&lt;/p></description></item><item><title>Feminizm üzerine</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/feminizm-uzerine/</link><pubDate>Sun, 03 Mar 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/feminizm-uzerine/</guid><description>&lt;p>Feminizm üzerine okumalar yapmayı ve üzerine düşünmeyi sevdiğim bir konu. Çünkü varolanın karşısında konumlanmış bir ideoloji. İnsanlığın gelişiminin her zaman varolanın, alışılagelenin karşısında konumlanılabildiği sürece mümkün olduğunu düşünenlerdenim.&lt;/p>
&lt;p>&amp;ldquo;Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?&amp;rdquo;&lt;/p>
&lt;p>Feminizm&amp;rsquo;e karşı ilgimin ilk sebebi bu olsa da, okudukça ve düşündükçe ve detaylarına hakim oldukça daha da içine çekildim. Bu konuda daha önce de bir kaç yazı yazdım ancak hala feminizm hakkında atıp tutmanın hiç bir erkeğin haddi olmadığını düşünüyorum. Bu sebeple bu yazıda sadece fikirlerimi not almış olacağım ve her türlü tartışmaya açık olduğumu ve bu fikirlerin zaman içerisinde değişebileceğini de belirtmiş olmak istiyorum.&lt;/p></description></item><item><title>İstanbullululuk</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/istanbullululuk/</link><pubDate>Fri, 16 Feb 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/istanbullululuk/</guid><description>&lt;p>İstanbuldayım, yalnızım, 23 yaşındayım. O zamanlar allahım var ama sevgilisiz kalmışım. Benazir çıkmış hayatımdan, alevi sünni meselesine. Vermediler kızı, kız da kaçmadı bana. Kader kısmet ayrılık oldu. Olmuş yani, ben ara verdik sanarken. Sonra öğrendim benden kurtulmak için başkasıyla evlenmeye niyetlenmiş. Şimdi evli, mutlu, çocuklu. Mantıklı hareketmiş.&lt;/p>
&lt;p>Ancak o zaman kızgınlıklara sebep olmuştu. Kim ulan bu Ali? Ne çabuk bulunabildi. Aldatılıyor muyduk acaba? Hoşgeldin depresyon.&lt;/p>
&lt;p>İstanbul&amp;rsquo;dayım, 23 yaşımdayım. Alleme-i satış uzmanının ofisinde orta kat yazılımcıyım. Her haltlarına beni sürmüşler öne. Bunalmışım, bahane bol. Akşamları yatağımda yüksek iman ile sevgili duası etmekteyim. &amp;ldquo;Tanrım, tek başına koyma, kulların. Yalnızlığa ancak sen dayanırsın.&amp;rdquo; Salakça bir şelale gözlerde, yalnızlık korkusu.&lt;/p></description></item><item><title>Evim evdir</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/evim-evdir/</link><pubDate>Mon, 12 Feb 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/evim-evdir/</guid><description>&lt;p>Terapik yazılarımın üçüncüsüyle karşınızdayım sayın okur. Oradaysan ve okursan bil ki senin için değil bunlar, hep benlik. Sayın Ceza&amp;rsquo;nın da dediği gibi &amp;ldquo;Bu benim dünyam, sana göre belki palavra&amp;rdquo;&lt;/p>
&lt;p>Artık evim daha çok eve benziyor. İnternet bağlantılandı ve hey maşallah hızında ve durduraksız. Mobil internet ile idare edebilirim sanmıştım ancak iki hattımında interneti yeter artık diyince el mahkum bağlantılandı ev interneti.&lt;/p>
&lt;p>Okul haftası başladı, henüz okulun benden haberi yok. En kısa sürede devamı olmazsa kendisi de olmayan derslere iştirak sağlanmaya başlanacak. Bu yıl ders çok, tüm haftayı dolduran dersler yıpratıcı olmasın diye çabalanacak.&lt;/p></description></item><item><title>Çünkü bazen insan</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/cunku-bazen-insan/</link><pubDate>Thu, 08 Feb 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/cunku-bazen-insan/</guid><description>&lt;p>Terapik yazılarıma bir süre daha devam etmek durumundayım. Bireysel tedavi yöntemi uygulanmadığında yorucu geliyor herşey.&lt;/p>
&lt;p>Terapisinin yanında bir de şu etkisini gözlemledim; 2007&amp;rsquo;den bu yana çeşitli domainlerde farklı farklı yazılar yazmışım. Teknik olanların yanında kişisel duygusal yazılarımı da inceledim geçenlerde. WebArchive sağolsun çoğuna ulaşabildim.&lt;/p>
&lt;p>İlk sevgilimden ayrılışımdan, o günlerdeki düşünce yapılarıma kadar pek çok şey yazmışım. Bunları görmek kendimi iyi hissettirdi ve geriye doğru bakınca oluşan zaman çizgimi anlayabildim.&lt;/p>
&lt;p>Çünkü bazen insan, düşüncelerini yoktan varolmuş sanıyor. Tavırlarını, alışkanlıklarını, karakterini nasıl kazandığını veya bazı huylarının çıkışının yeni olduğunu sanıyor. Bakınca eski yazılarıma, bugün bir anda aklıma gelen fikirlerin köklerine ulaştım. Bu benim diyebildim. Yürüdüğüm yol buymuş, bu noktadan başka bir yere çıkamazmış zaten bu yol.&lt;/p></description></item><item><title>Osman Hamdi Bey</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/osman-hamdi-bey/</link><pubDate>Sat, 03 Feb 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/osman-hamdi-bey/</guid><description>&lt;p>Kalkedon kurulduğunda, güzelim İstanbul&amp;rsquo;u bırakıp buraya kent kuran kördür deyip Körler Ülkesi adını vermiş birileri. Bugün Kadıköy dediğimiz İstanbul&amp;rsquo;un güzelim ilçesinin ilk belediye başkanıdır Osman Hamdi Bey!&lt;/p>
&lt;p>&lt;img src="https://blog.emre.xyz/images/osman-hamdi-bey.png" alt="Osman Hamdi Bey" title="Osman Hamdi Bey">&lt;/p>
&lt;p>Ancak bununla kalmaz tabi ki 1842 yılında İstanbul&amp;rsquo;da doğan Osman Hamdi Bey&amp;rsquo;in milletimize katkısı. Modern anlamdaki ilk arkeoloğumuz, ilk modern ressamımız, ilk sanat tarihçimiz, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ve iki gözümüzün nuru İstanbul Arkeoloji Müzesinin de kurucusudur.&lt;/p></description></item><item><title>Bugüne kadarkiler</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/bugune-kadarkiler/</link><pubDate>Thu, 01 Feb 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/bugune-kadarkiler/</guid><description>&lt;p>Sürüncemelerin devam ettiği geçiş dönemlerinde her daim varolan saçmalıklardan biri de bol hatalı düşüncenin çok da, pek de, hem de fena fena mantıklı gelmesidir. O yüzden kendimi nasıl değerlendireceğimi, kendim hakkında
kendime nasıl güveneceğimi ne bileceğim?&lt;/p>
&lt;p>Yine ferhangi bir yolla terapitik bir şeyler karalanmalı ki dönüp durmasın içine tükürdüğümün zihninde ipe sapa gelmez düşünceler. Tabi tam bir ferhangi olamayacak, belki bir kaç paragraf ön bilgisel, ardıl sözümsel sıçışların kokuları olabilir.&lt;/p></description></item><item><title>Ferhangi Denemeler</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/ferhangi-denemeler/</link><pubDate>Sun, 28 Jan 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/ferhangi-denemeler/</guid><description>&lt;p>Tek başıma bi otel odasındayım. Günlerdir ne yapacağımı ne yöne yürüyeceğimi bilmediğim bir haldeyim. Böyle sonuçlanacağını bildiğim bu durumdan daha önce defalarca kaçınmaya çalıştım.
Şartlar bu kadar zorlaşmamışken uzaklaşmaya yeniden başlamaya çalıştım. Ancak insan duygularına söz geçiremiyor. Derler ya, umut insana yapay çiçeği sulatır diye.
O şekil yürümeye devam ettim aynı yolda. İlerlerken şartlar giderek daha da kötüleşti ve bu noktadayız artık. Manevi olarak daha da yalnızlaşmış, duygusal olarak daha fazla yıpranmış,
mental olarak daha kaotik, maddi olarak ise sinirmatik sorunsal.&lt;/p></description></item><item><title>Otomatize Testler ve Test Çeşitleri</title><link>https://blog.emre.xyz/posts/otomatize-testler-ve-test-cesitleri/</link><pubDate>Sun, 28 Jan 2024 19:00:00 -0500</pubDate><guid>https://blog.emre.xyz/posts/otomatize-testler-ve-test-cesitleri/</guid><description>&lt;p>Yazdığınız kodun çalıştığını nasıl garanti edersiniz?&lt;/p>
&lt;p>Bir web uygulaması yaz ve bitir işi değildir, sürekli olarak gelişen ve değişen bir sistemdir.
Sürekli gelişen ve değişen karmaşık sistemlerin en büyük sorunu ise geliştirmeyi yapan kişinin iş üzerindeki kontrolünün zaman içinde kaybolmasıdır.
Pek çok parçadan oluşan bir uygulamada, yeni kısımlar eklenip diğer kısımlar değiştikçe nerede ne olduğunu takip etmek zorlaşır ve uygulamanızın çalışır durumda olduğunu kanıtlanmanız gerekir.&lt;/p>
&lt;p>Tabi ki bunu yapmadan da bir uygulama geliştirebilirsiniz.
Ancak test olmadan geliştirilen bir uygulama çok kısa bir vade içerisinde ölmeye mahkumdur.
Çünkü geliştirme süreci, bir noktada kontrol kaybedildiği için tıkanmaya başlar ve artık hiç bir değişiklik yapamaz olursunuz.&lt;/p></description></item></channel></rss>